Dominika Gezisi. Seyahat Rehberi - Gezilecek Yerler, Manzaralar, Geziler ve DoÄŸa
Genellikle ’yürüyüşçülerin cenneti’ olarak anılan Dominika giderek popüler bir yer. DoÄŸal olarak, yürüyüşçüler yerel doÄŸayı açık hava etkinlikleri için mükemmel bulacaktır. DoÄŸal yaÄŸmur ormanları, kaynar göl ve harika nehirler, adanın doÄŸal cazibe merkezlerinden sadece birkaçı. Dominika, su altı dünyasında daha az güzellikte olduÄŸu için tüplü dalış için popüler bir yer haline gelmiÅŸtir. Karayipler’de yunusları ve balinaları görmek için en iyi yer olarak düşünülmüştür.
DoÄŸal cazibe adanın ana cazibe kalır. Mores Trois Pitons Milli Parkı, UNESCO Dünya Mirası Listesi listesine eklenmektedir. Yolcuların tropik ormanlar, pitoresk volkanlar, tatlısu gölleri, doÄŸal vadi, kaplıcalar ve elli fumarole sahip oldukları yerler. YüksekliÄŸi 1342 metre olan Morne Trois Pitons yanardağı, parkın en büyük cazibe merkezidir ancak orada dört tane daha yanardaÄŸ vardır. Park, aslında bütün Dominika’nın oldukça büyük bir bölümü olan 7000 hektarın üzerinde bir alanı kaplıyor. Zengin flora ve fauna, bu milli parkın daha da deÄŸerli olmasını saÄŸlar.
Zümrüt Havuzu’nu ziyaret ederek seyahatinize devam edin. Bu, 12m yüksekliÄŸindeki ÅŸelalenin altında oluÅŸan inanılmaz derecede yeÅŸil bir havuzdur. İçinde yüzme olanağına sahip olan havuza limandan ulaşılabilir veya bir yaÄŸmur ormanı boyunca yürüyün. Limana giden bir gemide yolculuk daha kolayken, dev aÄŸaçları, ÅŸaşırtıcı kuÅŸları ve diÄŸer tropik sakinlerini görmek mümkün olduÄŸu sürece yürüyüş yapmak daha prestijli olacaktır.
Ülkenin başkenti Roseau, Karayip Denizi, Bruce Dağı ve Roseau Nehri arasında uygun bir konuma sahiptir. Konuklar Fransız sömürge binalarını, büyüleyici restoranları ve aile tarafından işletilen otellerini bulacakları oldukça küçük ve şirin bir şehirdir. Büyüklüğüne rağmen, şehir gece kulüpleri ve diğer eğlencelerden oluşan iyi bir seçenek sunuyor. Bölgenin başlıca simgelerinden Roma Katolik Katedrali, Hükümet Sarayı, Eski Pazar Meydanı ve Botanik Bahçesi yer alır.
Tarih ve EÄŸlence
Avrupalılar adaya ulaÅŸmadan önce, savaÅŸan Karayip kabileleri tarafından doldurulmuÅŸtu. 17. yüzyılın başında ada Fransızlar tarafından ziyaret edildi. 1635’te Fransa resmen koloni olarak adayı ilan etti. Sömürgecilik süreci savaÅŸan yerlileri sınırlandırdı. Uzun yıllar boyunca Avrupa sömürgecilerine direnmiÅŸlerdi.
18. yüzyıla kadar, Fransa ve Büyük Britanya adaya sahip olma hakkı için yarışmıştı ancak yeni topraklarda konumlarını güçlendirmeyi baÅŸaramadılar. 19. yüzyılın ikinci yarısında Büyük Britanya, amacına ulaÅŸtı. 1871’de Dominika resmen Leeward Adaları Federasyonunun bir parçası oldu. Ada 1936’ya kadar onun parçasıydı. Federasyondan ayrılsa bile, Dominika hâlâ Büyük Britanya’nın bir koloni idi.
1967’de ada kısmi öz yönetim hakkını kazandı. 1978’de tam bağımsızlık kazanmıştır. Günümüzde adada yaklaşık 74.000 kiÅŸi yaÅŸamaktadır ve bunların çoÄŸu turizm sektöründe faaliyet göstermektedir. Ülke ekonomisinin omurgası turizm ve tarımdır. Dominika büyüyen muzda küresel liderlerden biridir.
Dominika’nın ikonik kent simgelerinin ve turistik yerlerinin olduÄŸu bu yazı, telif hakları yasasınca korunmaktadır. Bu içeriÄŸi, www.orangesmile.com adresine aktif baÄŸlantı vermek ÅŸartıyla yeniden kullanabilirsiniz.
Dominika’nın Popüler Åžehirlerinde Geziler
ÇoÄŸunlukla sorunsuz bir ÅŸekilde gevÅŸemeyle ilgilenen gezginler, yüksek kaliteli yerel spa merkezleri ve masaj salonlarından memnun kalacaktır. İlk otellerin yıllar önce adada ortaya çıkmasına raÄŸmen, mükemmel hizmet ile ayırt edilirler. Yerel oteller, muhteÅŸem tropikal bir ortamda pratik yapmak için gelen yoga hayranları için harika bir yerdir. Spa bakımlarının hayranları da sıkça misafir edilmektedir. Temiz, neredeyse el deÄŸmemiÅŸ doÄŸa adanın bir önemli avantajı. Ada, misafirperverlik endüstrisinin aktif … Devamını Oku















